Kaçak

Belki de biraz susmak lazım.

Geriye doğru bir adım atmak.

Gözlerini devirmeden,sahte kalabalığa,

İki yüzlü bir sessizliğe gömülmek.

Ayağının takılması bazen.

Canının umutsuzca sıkılması.

Dağıtırken içindeki kalabalığı,

Kaçmadığın yağmurda ıslanmak.

Bile

Uzaktan bakmayı öğrenen,

Yakına gelmeyi isteyen.

Düşen , kalkmayan.

İleri bakarken bile,

Boynu bükük.

Sevdayı bir oyundan öte,

Bir hikaye gibi yaşayan.

Satırları karıştıran,

Sayfaların kenarlarını kıvıran.

Kaçmayı denerken bile,

Kalbi kırık.

Kafada kuran,

Kalpte duran.

İçeride bir yerde sıkışan.

Hayal kurarken bile,

Aklı karışık.

Meydan

Şimdi bir meydanda.

Etrafına bakınıp.

Belki de dilindeki düğümü çözecek.

Ya da bir nefes verecek;

Sakin ama iştahlı.

Karınca kararınca ,

Bir hayalin peşinde titrerken.

Koşarken, nefes nefese

Gözlerinin önünde bulutlara benzeyen

Kara lekeler varken.

Hatırlamaya çalışırken,gerekli olanı.

Ve unutmaya çalışırken,aklından çıkmayanı.

Susmaya bile kalkışmazsın ,inan.

Konuşmayı denemezsin.

İlk gördüğün sokağına meydanın

Girersin.

Var

Bir haksızlık gördüğünde karşısına çıkan insanlar var hala.

Dışarda gördüğü hayvanlara yiyecek bir şeyler verenler var.

İyilikle beslenen ve karşılık beklemeyen.

Kendisine yapılan kötülüğü bir şekilde sineye çeken.

Bir çocuğun yüzünü güldürmenin her şeye bedel olduğunu unutmayanlar var.

Zorunlu olmadığı halde yayalara yol veren,kurallara uyan.

Kullanmayan ve bolca kullanılan insanlar.