Bir yudum çay için fazla derinlere daldım diye düşünerek kendine geldi kadın.Sokak aynı sukunetini koruyordu.Sanki o düşüncelere dalarken sessiz kalmaya çalışan bir dost gibiydi.Uzun siyah saçları yüzüne düşerken ve o yıllardır yaptığı gibi onları kulaklarının ardına sıkıştırırken bir yudum daha aldı çayından.Belli ki o muhasebe görülecekti,kaçmanın faydası yok diye geçirdi içinden.Neydi eksik olan içindeki ya da fazlalıkları nereye koymalıydı.Geçmiş kurtulması gereken bir yük müydü yoksa ders alınması gereken yaşanmışlaklar ya da yaşanmamışlıklar bütünü mü?Ve tüm bu muhasebenin sonunda yekünde zarar çıkarsa ne yapacaktı?Biter miydi sorular?İnsan kendine sorduğu sorulara doğru cevap alabilir miydi?Yok bir başkası mı sormalıydı bu soruları?